AŞK
Aşk…
Gök kubbenin altındaki en gizemli kelimelerden biri…
Bilinemeyen…
Belki bilindikçe daha da bilinecek renkleri, desenleri ortaya çıkan…
Tanımlanamayan…
Belki binlerce kez tanımı yapılmış olmasına rağmen tanımlanamayan…
Aşk…
Belki de bin bir başlı bir ırmak, her birinin yolculuğu ayrı, ama hepsinin ulaşmak istediği deniz bir…
Siz de farkındasmızdır, son zamanlarda aşktan çok söz edilir oldu. Dünyanın her yerinde aşk üzerine konuşmalar yapıldı ve konuşulanlar öyle ulu orta, basit ve hatta bayağı idi ki âdeta kavramın içi boşaldı, kelime ucuzladı, kısmen cinselliğe indirgendi ve magazin konuları arasına girdi. Oysa aşkın gerçekliğini yitirmesi, nihayet yine insanın ve hayatın erozyona uğraması demekti ve yazık ki insanoğlu başından beri en muhtaç olduğu, en ziyade tutunması gereken duyguyu da hoyratça zedelemekten kaçınmadı. Artık aşk kelimesini “yapmak” eylemiyle birlikte kullanabiliyor, “Yeni bir aşk arıyorum” yahut “Ben her bahar âşık olurum” gibi şarkı sözlerini mırıldanarak “Yaz aşkı”, “Arkadaşımın aşkıyla” gibi bayağı ve ahlâksız cümlecikler kurabiliyoruz.
Kitab-ı Aşk kitabının ilk satırları bu yazılar.. ve devamında şunlar yazıyor..
Bu yolculuklar sırasında, duygularınızın gerçekte sizi nereye doğru götürdüğü, ayağınızı bağlayan tensel arzulardan sıyrılıp platonik veya mecazî aşka doğru kanatlandığınızda kendinizi yeniden keşfetmeye başlayacağınız noktayı da bulacaksınız. Orası, belki de sizin kendinizden vazgeçeceğiniz noktadır. Çünkü canına sevgili isteyen ile sevgili için can isteyen arasında hayat yolculuğunun ta kendisi gizlidir.
Evet İskender PALA kitabına bunları yazarak başlamış. ne kadarda doğru demişki üzerine ufak bir kelime dahi ekleyemiyorum ..
Kitap mükemmel tasfirlerle aşkı anlatmış .. ve dediği gibi aşk kelimesini magazinsel olarak değil. boyutu farklı bir biçimde anlatmış..
kitapda hoşuma giden kısımları burada sizlere aktarmak istiyorum.. düşüncelerimi yansıtan kısımları ile birlikte..
MUKADDİMEİ AŞK
Gül gül dedi bülbül güle, gül gülmedi gitti ,Bülbül güle ,gül bülbüle yâr olmadı gitti
AŞKTIR Kİ, GERİSİ VESAİREDİR…
Sevgili!..
Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim… Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim. Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak isterdim.
…Sensizlikte hasretin hüzzamlarını öğrendik kucak kucak ve aşkın nihavent saltanatını arar olduk köşe bucak. Bildiğimizi sandıkça yandık da yolunda, yolunda yandığımızı sandıkça bildik sonunda. Aşkın gerçeği değildi bildiğimiz, ama aşkın ateşiydi yandığımız. Artık şüphedeyiz, canlan yâre ulaştıran bir sel miydi aşk, şekeri güzele sunup ağuyu kalbe bulaştıran bir el miydi!.. Sana varacak yolların çilesi miydi; tutkular ötesi tutkunun zirvesi, hasretle yanışların sesi miydi!..
hepsiydi.. ve . şimdilik yeter diyorum ..
Selametle Devam edecek.





