Oca
15

CW de 5. yılımıza bastık Hayırlısı ile :)

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Sadece Forum Üyeleri

AR-GE / Developer (Proje) Grubu

 

Evet arkadaşlar Cyber-Warrior ‘u bilen bilir. 2004 te ocak ayının 15 inde internet kafede arkadaşımdan duyduğum o zamanların modası trojan furyasına katılmak mümkünse bir tanede ben yazmak için site araştırırken karşıma çıktı ve CW ile çok şey değişti.. CW olmasa herşey belkide daha geç yada daha monoton olurdu benim açımdan.. pek çok şey öğrenmeme vesile oldu.. bezen uzun aralar vermiş olmama rağmen şimdi şükürki CW de uzun süreli online kalabiliyorum..  CW de şuanda Sadece Forum Üyeleri  AR-GE / Developer (Proje) Grubundayım. bana burada öğrendiklerimin karşılığını kazandıklarımın karşılığını 10 bin ytl ler 20 bin ytl ler ile gidilen kursların kazandıracağını sanmam :) her an yeni birşey öğrendiğiniz. İnsanlara faydalı yazılımlar projeler geliştirdiğiniz. ne kadar ortam varki zaten.. Mevlam daim etsin inşALLAH.

CW ailesine uzun ve hayırlı ömür. Ar-Ge ailesine ise İlim ve Bol başarı versin inşALLAH Mevlam…

şükür tarih 15.01.2008 i gösteriyor geriye baktığımda Koca 4 yıl var :) evet 5. senemize girmişiz CW ailem ile nice uzun mutlu ömürlere inşALLAH :)

Oca
15

Neme Lazıım(!!!!!)

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Teşekkürler CW

Bir yönetim ne zaman çöker?
Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayal eder,günün birinde “Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı?” diye derin derin düşünmeye başlar.…

Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendi ‘ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder.Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahya Efendiye gönderir…

“Sen ilahi sırlara vakıfsın.Kerem eyle de bizi aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları’nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olur da izmihlale uğrar mı?” şeklinde mektubunu gönderir.

Güzel bir hatla yazılmış mektubu okuyan Yahya Efendinin cevabı bir bakıma çok kısa bir bakıma içinden çıkılmaz bir hal alır:

“Nemelazım be Sultanım!”
Topkapı Sarayında bu cevabı hayretle okuyan Sultan,
bir mana veremez..
Yahya efendi gibi bir zatın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini pek düşünmez.Söylenmeye başlar:
“Acaba bilmediğimiz bir mana mı vardır bu cevapta?”
Nihayet kalkar,Yahya Efendinin Beşiktaş’taki dergahına gelir..
Sitem dolu sorusunu tekrar sorar:
“Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme,soruyu ciddiye al!”

Yahya efendi duraklar:

“Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi?Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz etmiştim.”

“İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım.
“Sadece nemelazım be sultanım” demişsiniz.Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi bir anlam çıkarıyorum.”
Yahya Efendi bu cevaptan sonra şu akıl almaz açıklamasını yapar:
“Sultanım!Bir devlette zulüm yayılsa,haksızlık şayi olsa,işitenler de nemelazım,deyip uzaklaşsalar,sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese,bilenler bunu söylemeyip sussa, gizleseler, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese,işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider,halkta hürmet duygusu yok olur.Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir….”

Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tasdik eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir alime memleketinin sahip olduğu için Allah’a şükreder, bu türlü ikazlardan geri kalmaması için tembihte bulunarak oradan ayrılır…

Mektup bugün Topkapı’da sergi halindedir…

Yukarı
Kapat
E-posta ile paylaş