Denilzi, Yurt, Kyk, özel yurt, öğrenci yurdu, kız öğrenci, erkek öğrenci
Tem
31

Minimise Me

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Büyük Resim için Tıklayınız MSN Live Messenger’da kendi avatarınızı yaratmak istermisiniz? Fazla söze gerek yok www.minimise-me.com adresini ziyaret edin, kendi avatarınızı kendiniz yapın. Bu da en kısa blog yazılarımdan birisi oldu böylece :

Kaynak

Tem
31

Internet Explorer Takımı Beta Tester Arıyor

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Internet Explorer 8′in ilk betasından sonra, çıkması beklenen gelecek beta sürümleri ve nihayi sürümleri için daha önce Microsoft teknolojileri tarafında deneyimli olan ve IE 8′in özelliklerine hakim beta testerlar aranmakta.

Gelecek yıl içerisinde çıkması planlanan nihayi sürümün eksikliklerini keşfedip, geliştiri takımı bilgilendirmek ve şu özelliği de olsa iyi olurdu demek istediğiniz özellikleri bildirmek için bu fırsat kaçmaz.

Başvuru için tek yapmanız gereken IESO@microsoft.com adresine kısa bir tanıtım ile neden sizi tercih etmeleri gerektiği belirten İngilizce bir e-posta göndermek. Bu aşamadan sonra ise size IE 8 takımının bir parçası olma yolu açılabilir.

Detaylı bilgi geliştirici takımın blogunda mevcut.

Kaynak

Tem
30

Geri sayım sayacı (Java Script)

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

<center>

<SCRIPT LANGUAGE=”JavaScript”>
<!–
var now = new Date();
var then = new Date(”September 01, 2008“); //Sadece ingilizce yazmalısınız
var left = then.getTime() - now.getTime();
var days = Math.floor(left / (1000 * 60 * 60 * 24));
if (days > 1)
document.write(”<h1><strong><span style=’color: #ff6600;’>Ramazan-ı Şerife</span></strong></h1>” + “<h1><strong><span style=’color: White;’>“+days + “</span></strong></h1>” +” <h1><strong><span style=’color: #aaa500;’>gün kaldı!</span></strong></h1>“)

else if (days == 1)
document.write(”<h1><strong><span style=’color: #ff6600;’>Ramazan-ı Şerife bir gün kaldı!</span></strong></h1>“)

else if (days == 0)
document.write(”<h1><strong><span style=’color: #ff6600;’>Ramazan-ı Şerife bir günden az kaldı!</span></strong></h1>“)

else // days < 0
document.write(”<h1><strong><span style=’color: #ff6600;’>HoşGeldin Ya Şehr-i Ramazan!</span></strong></h1>“);
// –>
</SCRIPT>
</center>

az önce Sağ blokta kullandığım bir uygulama.. orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

kırmızı ile görünen kısımlar değiştirebilir kısımlardır.

mavi ile olan kısımlarıda silebilir yada değiştirebilirsiniz. düzenleme ile ilgili html kodlarıdır.

ekran çıktısıda bu şekilde :) sonuçta ramazan bitince malum scripti kaldırıcaz :)

Selametle .. Dua ile…

Tem
30

Google Reader Takip Listesini Dışarı Aktarma

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Bazen kullandığımız RSS okuma servisi/programı dışında başka bir program ya da servise ihtiyaç duyabiliyoruz. Veya mevcut RSS okuyucumuzun içindeki takip listemizi alıp başka bir yerde kullanmak üzere dışarı çıkartmak isteyebiliyoruz. Bu tür durumlarda birçok servis dışarı dosya çıkartma “export” seçeneği sunuyor. Google Reader‘da bu durumu basit bir link ile çözüme kavuşturabiliyoruz.

Öncelikle kullandığımız internet tarayıcısında Google hesabımıza girip aktif duruma getirmiş olmamız gerekiyor. Bu işlemi yaptıktan sonra adres çubuğuna aşağıdaki adresi kopyalayıp adrese gidiyoruz:

http://www.google.com/reader/public/subscriptions/user/USERID/label/FOLDER

Adrese gittiğimiz taktirde dosya kaydetme ekranı karşımıza geliyor. Servis XML uzantılı takip listemizi bize veriyor. Aslında gereksiz gibi görünse de yeri geldiğinde çok önemli bir bilgi olabiliyor.

Kaynak

Tem
30

PHP için SQL Server 2005 sürücüleri

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Microsoft’un Windows Server 2008 ile beraber gelen IIS 7.0 içerisinde PHP’nin Linux sunuculardan daha hızlı çalıştığı konusundaki iddiası ve sonrasında Expression Web 2 içerisinde PHP desteği ile artık “PHP ve ASP.NET kardeşliği” diyebileceğimiz yapıya bir destek de SQL 2005 sürücüleri ile geliyor. Aşağıdaki adresten PHP için bir PHP 5 eklentisi olarak gerekli yüklemeleri edinerek PHP içerisinde artık daha rahat bir şekilde SQL 2005 kullanabilirsiniz.

http://www.microsoft.com/downloads/details.aspx?FamilyId=61BF87E0-D031-466B-B09A-6597C21A2E2A&displaylang=en

Biraz daha yükselerek kuş bakışı sunucu taraflı senaryolara bakarsak artık IIS 7.0 üzerinde PHP ve ASP.NET’i aynı site içerisinde beraber çalıştırıp hatta aynı FormsAuthentication yapılarını kullanabilmekle kalmayıp aynı veritabanı sunucusunu da kullanabiliyorsunuz.

Sonumuz hayrola :)

Kaynak

Tem
30

usta bir tasarımcı olmanın kuralları #2

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Kural İki: Renklerini sınırla.
Usta bir tasarımcı olmanın yedi kuralının ikincisidir. Önce ilk kuralı okumak isteyebilirsiniz.

\

Yazı tiplerininizi sınırlamanın son kuralıymış gibi geliyor kulağa değil mi? Aynen! Renklerimizi, yazı tiplerimizle aynı nedenden sınırlamak istiyoruz. Tasarımda kullandığımız renkleri sınırlamak, tasarımımızın daha tutarlı olmasını sağlayacaktır. Yani, her şey uyumlu görünecektir. Aynı bir spor takımının üniforması veya bir şirketin markalaması gibi.

Yazı tipi seçiminde olduğu gibi, renkleri sınırlamak sadece bir rehberdir, kural değildir. Tasarımınızda bir hayli gökkuşağı gibi bir sürü renk kullanabilirsiniz, ve harika görünebilir. Ama bir renklendirme stratejisiyle başlamalı ve buna sonuna kadar uymalısınız. Renklerinizi tasarımınızla uyumlu bir şekilde kullanın.
Yeni başlayanlar için, önce renk değerlerinden bahsedelim. Bir rengin değeri, rengin ne kadar aydınlık veya ne kadar karanlık olduğudur. Bir sarı örneğin, epeyce aydınlıktır. Bir mor epeyce karanlıktır. Tabii ki, bir rengin değer yelpazesi vardır. Örneğin mor, çoğumuzun karanlıkla özdeşleştirerek düşündüğü, ama aynı zamanda oldukça açık değerde bir mor elde edebileceğiniz renktir. Aşağıda renklerin ve onların ilgili değerlerini gösteren bir örnek var. Onun yanında da tek bir renk için renk yelpazesini görebilirsiniz.

renk / değer / değer yelpazesi
renk / değer / değer yelpazesi

Renk planımı seçerken uyguladığım bir kural: renk planınızda mutlaka renklerin değer yelpazesi olduğundan emin olun. Her tasarımda, kontrastı üretmek için biraz açık renge ve biraz karanlık renge ihtiyacınız olacak. Örneğin, tasarımınızın arkaplanı karanlık ise bir de açık renge ihtiyacınız olacak ki metin rahatça okunabilsin. Ya da tam tersi, açık renk bir arkaplanınız varsa metninizin okunabilmesi için açık bir renk gerekli olacak.

Ayrıca genellikle renk planımı seçerken 2 ila 5 renk seçerim. Seçenek sayısını arttırın ve tasarımda iyi sonuçlar elde edeceksiniz. Aşağıda bir araya getirdiğim bir renk planının örneği var.

Görebileceğiniz gibi bir karanlık renk, bir orta değerli renk ve bir de açık renk seçtim. Sağa doğru ise her seçtiğim renk için bir değer yelpazesi hazırladım. Projemde palet niyetine kullanacağım renkler, bu koleksiyondaki renkler olacak. Bir kere paletim hazır olduğunda, sadece bu paletteki renkleri kullanmak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım.

\

Tamam, şimdi kaç tane renk seçeceğimiz ve hangi değerlerde olmaları gerekiyor gibi teknik renk seçimi işlemlerini hallettiğimize göre, sırada ne var? Sırada ne olacağını söyleyeyim, en zor kısım; o 2 ila 5 rengin hangileri olması gerektiğine karar vermek! Şahsen bunu zaman zaman zor bir iş olarak görüyorum. Aşağıda renk planımı yaparken aldığım yardımlar ve teknikler var:

Sıcaklık yelpazesine uyun. Ya tüm sıcak renkleri ya da tüm soğuk renkleri seçin. Sıcak renkler kırmızılar, turuncular, sarılar, kahverengiler vb. Soğuk renkler ise maviler ve morlardır. Ben şahsen, yeşilleri ise nötr olarak görmekteyim. Eğer tüm renklerinizi bir sıcaklık aralığında seçerseniz, büyük ihtimalle uyumlu olacaklardır.

İlham almak için www.colorlovers.com gibi bir siteyi kullanın. Bu mükemmel sitenin tüm olayı renk planlarıyla ilgili. Sayfa sayfa renk planları bulabilirsiniz.

Bir gözünüz etrafta olsun. Her tarafınızda renk planları vardır. Markette torbanıza bakın, Starbucks’taki tablodaki renklere bakın, Doğa Ana’ya bakın! Hoşunuza giden bir renk dizisi gördüğünüz zaman, not alın ve bilgisayarınızda bunu tekrarlayıp tekrarlayamayacağınıza bir bakın.

Var olan şirket renklerine dikkat edin. Sık sık, bazı markaların renklerinden yararlanıyorum. Logolarına ve renk yelpazesine bakıyorum daha sonra bunu başlangıç noktam olarak alıyorum. Daha sonra belki bir veya iki renk ekleyebiliyorum.

Aşağıda oldukça kısıtlı renk yelpazesi kullanarak hazırladığım bitmiş bir tasarım var.

\

Gördüğünüz gibi, kısıtlı renk yelpazesi ve yazı tiplerimi sınırlamak her şeyi bir arada, düzenli gösteriyor.

Bu derslerin basit olduğunu biliyorum… ama bunlar tasarımın esaslarıdır. Yani, bilgileri biraz tazelemek kimseyi öldürmez. Beş kural daha kaldı. Geri kalan beş kuralın daha enteresan olacağına söz veriyorum. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim!

Bill

kaynak

Türkçe Kaynak

Tem
30

usta bir tasarımcı olmanın kuralları #1

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

1- Kullandığınız Yazı Tiplerini Sınırlayın
Tamam, “usta tasarımcı” lafı biraz zorlama olabilir. Ama en azından bu yedi kuralı takip ederek “uzman tasarımcı” olabilirsiniz. Bu, nasıl daha iyi bir tasarımcı olabileceğiniz hakkında okuduğunuz blog yazılarının en kısası ve en bilgilendiricisi olacaktır. Lütfen aklınızda bulundurun: bu kurallar KIRILABİLİR… çünkü yasa değiller, sadece benim bir tasarımı bir araya getirirken uyguladığım genel kurallardır.

Aşağıdaki kuralları izlediğinizde sanatsal mükemmelliğe giden yoldasınız demektir:
Kural Bir: Yazı tiplerini sınırlayın. İyi bir tasarımı bir araya getirmenin büyük bir kısmı, gördüğünüz gibi, görünüşün birbiriyle tutarlı olmasıdır. Tutarlı bir görünümü elde etmenin en iyi yolu tasarımını kullandığınız bir kaç motifle (temalar) sınırlamanızdır. Seçtiğiniz yazı tipleri sınırlamak isteyeceğiniz ilk değişkendir. Ben genellikle tasarım başına 2 yazı tipi seçerim.

İlk yazı tipi süslü veya sanatsal olabilir. Bu yazı tipi tasarımınıza biraz karakter, kişilik ve kabiliyet kazandırmak için kullanılır. Tasarımın ruh halini belirleyen bu yazı tipidir. Bir kızın partisi için fırıl fırıl dönen eğlencelik bir yazı tipi mi, yoksa bir rock grubu için kötülük dolu karanlık bir yazı tipi mi? Bu süslü yazı tipini üst kısım için kullanırdım –büyük olan herhangi bir yere, bu yazı tipini kullanırım. Süslü yazı tipi, tasarımın odak noktası olacaktır. Genellikle bu yazı tipini az yerde kullanırsınız ama daha büyük olacağından insanların odaklanacağı ve ilk göreceği şey bu olacaktır.

İkinci yazı tipi çok basit olmalıdır. Bu ikincil yazı tipini izleyici fark etmemelidir bile. Bu ikinci yazı tipi, çok kolayca okunabilir olmalıdır. Tasarımda yaygın olan metinlerde kullanılacak genel yazı tipi bu olacaktır. Açıkça, yaygın metinlerde artsitik yazı tiplerini okumak çok zor olacağından bu ikinci yazı tipinin amacı, sadece işlevsellikten ibaret olmalıdır.

İşte bir tasarımda kullanılan uygun yazı tiplerine örnek. Gördüğünüz gibi, burada sadece iki yazı tipi kullanıldı. Süslü yazı tipi, üst kısım için ve basit yazı tipi de genel metin için. Temiz ve tutarlı görünüyor.

solda:
solda: “basit yazı tipi” / sağda: “süslü yazı tipi”

Burada da yazı tiplerinin kötü kullanımı söz konusu. Bu durumda, bir çok süslü yazı tipip kullandım. Sadece tasarımı tutarsız gösteriyor. Alt kısım, ana başlıkla uyuşmuyor bile.

solda:
solda: “basit yazı tipi” / sağda: “çok fazla süslü yazı tipi”

Bir tasarımda çok fazla yazı tipi kullanmak en büyük hatadır. Broşüründe 8 farklı yazı tipi kullanan birinden daha kötü görünen bir şey yoktur. Daha da kötüsü genel metinleriniz için çok süslü bir yazı tipi kullanmanızdır. İşte yazı tiplerinin en kötü nasıl kullanılabileceğine dair bir örnek:

solda:
solda: “yazı tipleri genel metin için fazla süslü” / sağda: “çok fazla süslü yazı tipi”

Sizi göndermeden önce son bir düşünce. Eğer süslü yazı tipiniz modern veya çağdaş görünüyorsa, o halde basit yazı tipiniz bir sans-serif yazı tipi olmalıdır. Eğer süslü yazı tipiniz eski moda görünüyorsa, o zaman ikincil yazı tipi olarak serif kullanın.

Yazar: Bill
kaynak
Not: Yazar bu yazıyı okuyucunun ilgisini çekecek mi diye yazmış, ben de aynı amaçla çevirdim. eğer ilginizi çekerse bu henüz tamamlanmamış yazı dizisinin devamı olan ve bu yazıdan çok daha detaylı olan; “Tasarımınıza Derinlik Katın”, “Renklerinizi Sınırlayın” ve “Kontrast, Kontrast, Kontrast” yazılarını çevirebilirim. Şu anda 7 bölümlük yazı dizisinin 5′i yazılmış durumda. Her hafta yenisi yazılıyor.

Çeviri ve Türkçe Kaynak

Tem
30

tasarımınızı müşteriye sevdirmeniz için 13 hile

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

İdeal bir dünyada, müşterilerimiz tasarımcılar gibi düşünürdü. İdeal bir dünyada, müşterilerimiz pazarlama hakkında iyi bir birikime sahip olurdu. İdeal bir dünyada mantıklı düşünürler ve net olarak iletişim kurarlardı. Evet millet, ideal bir dünyada yaşamıyoruz. Ve, maalesef, müşterilerimiz tasarımcı gibi düşünmüyorlar. Genellikle markalaşmanın veya pazarlamanın basit yanlarını bilmiyorlar. Onlar tasarımcı değiller. Bize bu yüzden iş veriyorlar.

\

Şimdi, eğer bize güvenmelerini sağlayabilirsek. Evet, bu gerçekleşmeyecek. Peki, geriye ne kalıyor? Ben biliyorum! Onları kandırabiliriz. Evet, çıkış yolu bu işte.
Birkaç yılda, müşterilerimi “kandırmama” yardımcı olacak birkaç teknik geliştirdim. Bu numaralar, hepimizin yararına. Onları mutlu olmaları ve en iyi tasarımı seçmeleri için kandırıyorum. İkimiz de kazanmış oluyoruz.

1. Müşterinizin beklentilerini aşağı çekin. Tamam, müşteriye şunu demenizi önermiyorum: “Tasarımınız boktan olacak.” Ama ŞUNU öneriyorum ki, müşterilerinizi gerçekçi beklentiler çerçevesinde tutun. Dünyaları söz vermeyin. Ve eğer dünyaları istiyorlarsa… onlara ne yapabileceğiniz hakkında dürüst olmanız gerekiyor. Bir projeyi kaybetme pahasına da olsa. Müşterinin ne bekleyeceğini bilmesi için neler yapabileceğimi tekrarlarım.

2. Taslaklarınızı/fikirlerinizi sınırlayın. Müşterinize 4 logo taslağı vermek yerine 8 logo taslağı vermenin daha iyi olduğunu düşünmeniz doğaldır, ama gerçekten öyle mi? İlk başta, müşteriniz ona en iyi birkaç tasarımı vereceğinize güvenmektedir. Seçenekleri en iyi birkaça indirme görevini siz üstlenmelisiniz. Müşterinize her ne göstermeye karar verdiyseniz, onun en son tercih edeceğiniz tasarımı seçeceği beklentisi içinde olun, hep öyle yaparlar. İkinci olarak, çok fazla seçenek kafa karıştırıcıdır. Çok fazla olasılık, çok fazla stil, verilecek çok fazla karar vardır. Benim deneyimlerime göre 3 ila 5 arası seçenek en iyisidir. 3 ila 5 taslak, müşteriye durumu hala kontrol ederken iyi bir tercih yapacakları hissini vermek için yeterlidir.


3. Müşteriler, parlayan renkli şeyleri siyah beyaz şeylere tercih ederler. Müşterilerin “göz alıcılıktan” (renk, jel, gloss, gölgeler ve lens parlaması benzeri efektler) etkilenmeleri büyük talihsizlik, ama ne yazık ki etkileniyorlar. Eğer müşterinize sunacağınız iki taslağınız varsa ve biri MÜKEMMEL bir taslaksa -ilki elinizde kurşun kalemle skeçlediğiniz ve ikincisi vasatsa, ama cilalı, bol bol jel ve gölge efektleriyle dolu renkli bir tasarımsa, müşterinizin hangisini seçeceğini tahmin edebilir misiniz? Her seferinde renkli olanı seçeceklerdir. Kurşun kalemle skeçlenmiş tasarımın ne kadar şık duracağı hakkında en ufak bir fikirleri yoktur. Onlar sadece bir skeç görürler. Yani, eğer müşterinizi dikkate değer olan tasarıma yönlendirmek istiyorsanız, onu satın; renk ekleyin, jel efekti ekleyin, ne olursa. Seçmelerini istediğiniz tasarımın diğerlerinden daha öne çıktığına, daha iyi göründüğüne emin olun.

4. Kötü haberleri hemen, telefonla eğer mümkünse yüz yüze verin. Eğer kötü bir şey olursa saklamaya çalışmayın. Sadece hemen dürüst olun. Sizin gösterdiğiniz bir hata, onların bulduğu hatadan yirmi kat daha iyidir. Diyelim ki bir broşür tasarladınız ve bir kelimeyi yanlış yazdınız. Sessizce bulamamaları için dua etmeyin, çünkü bulurlar! Yüz tane insan onlara gösterecektir. Genellikle bir hata yaptığımda tasarımın ücretsiz olmasını teklif ederim. Bu, paralarını bankamda tutmaya ve basitçe hatalarımı üzerimden atmamı sağlar. Ayrıca, müşteriler e-posta yoluyla gerçekten terbiyesizleşebiliyorlar. Eğer bir hata yaptıysanız, onlara telefonla söyleyin. Her zaman eğer telefonda konuşuyorlarsa veya yüz yüzeyseniz çok daha iyi olacaklardır.

\



5. Değişiklik manyaklarına karşı hazırlıklı olun. Bazı müşteriler, siz tasarım aşamasındayken değişiklik yapmayı severler. Buna göz yummayın, bir şeyler söyleyin! Müşteri bir değişiklik istediğinde,–bazı şeyleri işaret etmeniz gerekir, bu kararın tasarım sürecini nasıl etkileyeceğini ve yeni beklentiler yaratacağını açıklayın. Şimdi, şu tarz değişikliklerden bahsetmiyorum, “Lütfen ilk cümleye ‘Kimden’ gibi bir kelime ekleyin.” Benim bahsettiğim, müşteri şöyle bir cümle kurduğunda, “Hey, web siteme bir fotoğraf galerisi eklemek istiyorum.” şöyle bir cevap vermeniz gerekiyor, “Tamam, ama ek iş yapacaksak belirlediğimiz bitirme tarihini kaçırırız. Ayrıca bu size x dolara daha mâl olacaktır.

6. Seçenekleri azaltın. Eğer, bütün bu numaralara rağmen müşterimi memnun etmek hala zorsa, tasarım kararlarını azaltmaya çalışırım. Örneğin, bir renk planında uzlaşabilir miyiz? Sadece bir yazı tipi seçmeye odaklanabilir miyiz? Kullanmamı istedikleri esas resimlere yoğunlaşabilir miyiz? Onları tasarımın dışında, bu kararları vermeye yönlendirebilirim. Yani, bir daha bir konsept üzerinde çalıştığım zaman, kullanılacak renkleri, yazı tiplerini ve kullanılacak resimleri biliyor olurum. İşte o zaman sadece yerleştirme işiyle uğraşırım.

7. Sadece karar veren kişiyle çalışın. Çoğunlukla karar veren bir insanla çalışıyor olmazsınız. Siz ve kararı veren kişi arasındaki dalkavukla çalışırsınız. Kararları veren kişiyle çalışmak için gerçekten savaş veririm. Yoksa bir işi iki kere yaparsınız -bir kez dalkavuk için, sonra tekrar karar veren için.

8. Gruplarla çalışırken; lider görevlendirin. Gruplarla çalışmak yedinci kurala oldukça benzerdir. Bazen grup liderin kim olduğunu bilmez bile. Yani, gruptaki farklı insanlardan farklı mesajlar alırsınız. Ben her gruptan benimle iletişim işini üstlenmesi için bir kişi seçmesini isterim. Bu yolla, lider kişi gruptaki beş yada daha fazla kişiden mesajları toplarken, her birinin farklı olduğunu fark ederler. Bob rengi mavi yap der. Susan beyaz yap der. Matt ise sarı yap der. Bu hiçbir şey ifade etmeyecektir.

\

9. Proje uzun sürüyor veya geç başlıyorsa müşteriyle temasa geçin. Eğer bir projede gerçekten hızlı ilerleyemiyorsam ya da projenin başlangıcı ertelendiyse müşterime bir e-posta atarım. Genelde, şöyle bir şey derim: “Hey Bob, şunu bilmeni istedim ki projede bocaladım ve Perşembe günü başlayacağım. Gecikme için üzgünüm. Bitirme tarihine yetişeceğiz, sorun yok.” Bu önleyici tedbirler alan yaklaşım, her zaman için şu soruyu cevaplamaktan iyidir: “Projem nasıl gidiyor?”

10. Müşterilerinizi eğitin. Biliyorum ki bu çok zor, ama yine de denemek zorundasınız. Bir müşteri benden tasarım için iyi olmayan bir şey istediğinde,–BENİM yolumun neden ONUN yolundan daha etkili olacağını anlatmaya çalışır. Gücendirmeden iletişim kurmak bazı taktikler gerektirir, kibar ve yavaş olun.

11. Müşterinizle kavga etmeyin. Bazen gurunuzu içinize atıp müşteriye ne istiyorsa vermeniz gerekebilir, acınacak halde bir tasarıma dönüşse de. Eğer kötü olacağını bildiğiniz bir yönde tasarım yapmanız istenmişse, onlara öğretmeye ve daha iyi tasarım seçenekleri sunmaya çalışın. Ama, günün sonunda, kafalarını bir şeye takmışlarsa (rezalet bir şey de olsa) bunu onlara verin.

12. Biraz ekstra verin. Eğer küçük bir ekstra iş yaparsanız (bunu onların bilmesini sağlayın), çok müteşekkir olacaklardır. Çok büyük bir iş olması gerekmez. Çok küçük bir şey olabilir. Ama anlaşılmış işin dışında bir şey olması gerekir. Müşteriye küçük bir not şu şekilde atılabilir: “Hey Bob, bana sağlamış olduğun logoda ufak bir sorun keşfettim. Bunu yok ettim ve temizledim. Bu projenin amacı değildi ama böyle pis bir logoyla etrafta gezmene izin veremem! Bu ek servis için bir ücret talep etmiyorum.”

13. Teşekkür ederim deyin. İnanılmaz. Tüm bilmem gereken, anaokulunda tek öğrendiğim şey. İnsanlar “teşekkür ederim” lafının gücü üzerine çalışmalar yaptılar. Huysuz müşteriler, şu sözlerle bir anda memnun müşteriye dönüştürülebilir: “Teşekkür ederim.” Yani, müşterilerine işleri için teşekkür edin. Bir ödeme yaptıklarında teşekkür edin. Size bir bira ısmarladıklarında teşekkür edin.

yazının orjinali

Kaynak

Tem
30

Sanal âlemin haşarı çocukları HACKERLER

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

‘gov.tr’ vatan toprağı!

‘gov.tr’ vatan toprağı!

“Devlet sitelerindeki güvenlik açıklarını bulup, yetkililere iletiyoruz…”

SALDIRIYA ANINDA CEVAP
Sanal âlemde Türkiye aleyhtarı yayın yapan, Türk aile yapısı ile inanç ve ahlâkî değerlere saldıran siteler milli hackerlar tarafından imha ediliyor. ‘Oruç Reis’ takma adını kullanan hacker da; “Resmi sitelerimize saldıranlar anında cevabını alır” diyor.

Hacker, Craker, Lamer kimdir?
“Hacker” teknik bilgi ve yazılımların açıklarını kullanarak, erişimi izin isteyen yerlere, izinsiz erişebilen kişiler olarak tanımlanıyor. Sanal dünyanın mafyaları ya da bilgisayar korsanları olarak da adlandırılıyorlar. “Craker” kavramının da aslında hackle bir alakası yok. Craker genellikle paralı veya lisanslı program ve oyunların lisanssız olarak çalışabilmesini sağlamak için orijinalinin şifresini kırıp satan kişilere deniliyor. Daha çok aşağılama amaçlı kullanılan “Lamer” tabiri ise hackerların geliştirdiği programların kod parçacıklarını hiçbir bilgisi olmadığı halde kullanarak insanlara zarar vermeye çalışanlara verilen isim.

Suçum merak etmek

Hackerler, manifestolarında kendilerini şöyle tanımlıyor: “Ben bir hackerım. Suçum merakımın bir parçası… Bize tek tek engel olabilirsiniz ama hepimizi durduramazsınız!”

Bilgisayar dünyasının haşarı çocukları olan hackerların tarihi 1960’lı yıllara kadar gidiyor. Merakla başlayan ancak sanal dünyadaki sitelerin yardımıyla kendi kendini besleyen bir yapıya dönüşen hackerlık, bazen dizginlenemeyen boyutlara yükselerek uluslararası suçların bile konusu olabiliyor. Büyük şirketlerin sitelerini ya da devlet kurumlarını hedef alan bazı hackerlar ise eylemlerini kamu yararına yaptıklarını iddia edebiliyor…
Örneğin Fransa Meclisi’nin sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısını kabul etmesi, Danimarka gazetesinde Peygamberimiz Hz. Muhammed’e yapılan saldırı sonrası Türk hackerlar, binlerce Fransız ve Danimarka sitesini hackleyip bu sitelere İstiklal Marşı koymuştu. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hackerlar sanal ortamda tasarladıkları ordularla uluslararası arenalarda savaşıyor. Bu savaşta bir çok ülkenin resmî sitesi ya da özel şirketlerin web siteleri bazen sebep aranmaksızın hedef olabiliyor. Önceleri zevk, merak ve başarısını ispatlamak hedefiyle yapılan bir hackerlık, zaman içinde kabuk değiştirdi. Her ülkede sayıları hızla artan hacker grupları mantar gibi türemeye başladı.

BİZİMKİLER DÜNYAYLA YARIŞIYOR
Türk hackerlar da Rusların, Çinlilerin ve Brezilyalıların adlarının anıldığı sanal dünyada önlerde bir yer edinmeye başladı. Aslında temel bilgilere sahip olmayan ve rastgele hedeflere saldırı yapan hackerlarımız, zaman içinde kendilerini ve grup arkadaşlarını geliştirerek, ekipler halinde çalışarak, bazı ülkelerin önemli sitelerini bile “hack” edebilecek duruma geldiler. Bazı hackerlarımızın ünlü hacker sınıflandırma sitesi “zone-h.org”da ön sıralara geçmesi, pek çok Türk gencini de hackerlığa heveslendirdi. İnternette yaşanan uluslararası hakimiyet savaşlarında hedef, hacker gruplarının öğretilerini otoriter bir şekilde kabul ettirmek. Karşıt görüşlerin yayınlandığı web sitelerini çökerten hackerlar, bu sitelere kendi imzasını koyuyor. Kimi zaman bu imza bir bayrak olurken, kimi zaman ise “kuru kafa” şeklinde kendini gösteriyor. Sanal dünyada da tıpkı reel evrende olduğu gibi toprak savaşları yaşanıyor. Ancak hedef ne petrol, ne de demokratikleşmek için veriliyor. Saldırı gruplarının tek amacı sanal dünyayı ele geçirmek.

HACKERLIK ÖYLE KOLAY ZANAAT DEĞİL
Hackerlar kendi web sitelerinde daha çok üye toplamak için eğitim de veriyor. Bazen çıraklar iyi bir hacker olduklarını anladıkları zaman meziyetlerini kolay yoldan para kazanmakta kullanabiliyor. Bu internet sitelerinde komuta zinciri hakim. Yeni üye olan kişi ‘er’ olarak sanaldaki birliğine katılıyor. Belirli aşamalardan geçirilen kişi deneyim kazandıkça rütbesi de artıyor. Korsanların dünyasına genel olarak bakarsak, Türkler daha çok bilgi çalmak yerine siyasî olarak, düşüncelerini ortaya koymak için web sitelerini hacklıyor. Danimarka ile yaşanan karikatür krizi buna güzel bir örnek. O dönemde binlerce Danimarka sitesi hacklenmişti. Rusya ve Ukrayna’da hackerlar daha organize çalışırken, Türkiye’de organize suçlar daha az, hackerlar daha çok siyasi ve ideolojik saldırılar yapıyor.

Bizim için ‘gov.tr’ uzantısı vatan toprağı gibi kutsaldır

Meslektaşlarını “siyah ve beyaz şapkalı” diye ikiye ayıran Oruç Reis nickli hacker, “Siyahlar bilgilerini kötü maksatla, beyazlar ise kullanıcılara zarar vermeden ideolojileri uğruna kullanırlar” diyor

Güvenlik nedeni ile ‘Oruç Reis’ nickini kullanan grup yöneticisi, hackerlık faaliyetleri ve Türkiye’deki hackerlar ile ilgili sorularımıza samimi cevaplar verdi. ‘Oruç Reis’, hackerı; bilgisayardan iyi anlayan, en az bir programlama dili bilen, sistemlerden iyi anlayan kişi olarak tarif ediyor. Hack bilgisini insanların iki maksat için kullanabileceğini anlatan ‘Oruç Reis’, şunları söyledi: “Beyaz şapkalı ve siyah şapkalı hackerlar olmak üzere iki tip hacker vardır. Siyah genellikle hacking ile alakalı bilgilerini kredi kartı soygunculuğu ve benzeri faaliyetler gibi kötü amaçlar için kullanan kişilerdir. Beyazlar da kullanıcılara zarar vermeden sadece inançları, ideolojileri, görüşleri doğrultusunda çalışan veya belli bir kurumun güvenlik çözümlerini sağlayan hacking bilgisine sahip güvenlik uzmanlarından oluşur.” Gönüllü olarak devlet sitelerini korumak istediklerini ve ‘gov.tr’ uzantılı siteleri vatan toprağı olarak gördüklerini belirten ‘Oruç Reis’, “Site adminleri (yönetici) bazen resmî sitelerin hacklenmesine karşı aciz kalıyor. Bunlara da gönüllü olarak yardım ediyoruz. Ancak sitelerin açıklarını taramak kanunen suç. Bu açıklardan site çökertilebilir, istenirse bilgiler değiştirilebilir, çalınabilir” şeklinde konuştu. Devlet sitelerini hackleyen Brezilyalıların 1150 sitesini çökerterek cevap verdiklerini de hatırlatan ‘Oruç Reis’, Türkiye’ye saldıran herkese karşılık vereceklerinin altını çizdi. Kendisi de büyük bir hacker grubunun üyesi olan ‘Oruç Reis’, Türkiye’de hack gruplarının en bilinenlerini Cyber-Warrior, Ayyıldız Team, Tahbirat olarak sıralıyor.

HERKESİN BİR HİKÂYESİ VAR
Bunun dışında yüzlerce grup bulunduğunu belirten ‘Oruç Reis’, hackerların hikâyesini ise şöyle aktarıyor: “Ancak bunların bir çoğu birkaç aylık gruplardır. Özellikle yazın 3-5 genç bir araya gelip bir grup kurar. Sonra bu gruplar ya hacklenir ya da bir şekilde dağılır. Hackle ilgilenenlere bakarsak herkesin farklı bir hikayesi vardır. Kimi çocuk yaşında bilgisayar sahibi olmuş 5-6 yıl oyun oynamış. Doyuma ulaştıktan sonra sadece merak nedeniyle bu yola girmiştir. Ya da belli bir ideolojiye sahip insanlar, kendi ideolojisini insanlara anlatmak veya kendi ideolojilerine ters görüşleri yayından kaldırmak amacıyla da bu yola girmiş olabilir. Öte yandan sadece kişisel egolarını tatmin ve reklam için de bu işe girenler vardır. ‘zone-h.org’ gibi hacking listeleri yayınlayan uluslararası siteler var. Sıralama vardır buralarda, bir yarışma içerisinde devam ediyor. O listede birçok Türk hacker da var. Bir maksat da o listede üst sıralara tırmanmak. Veya hackerlık yaparak, insanları tehdit ederek, çeşitli yollardan para almak isteyenler de olabiliyor.”

‘ORUÇ REİS’:
Gençler büyük ilgi gösteriyor

Yurt dışında büyük firmaların hackerlara iş teklif ettiğini belirten ‘Oruç Reis’ nickli hackerımız, ülkemizdeki ilgisizlikten yakınıyor… Genç yeteneklere sahip çıkmanın şart olduğunun altını çizen ‘Oruç Reis’, şunları söyledi: “Türkiye’de tam tersi bu gençlere değer verilmiyor. Bu anlayışı yıkmak ve bu gençleri kullanmak çok önemli. Çünkü Türkiye’nin genç nüfusu çok fazla ve bilgisayar konusunda bu alanda uzman bir çok genç var. Yazılım ve hacking konusunda kendini yetiştirmiş bu gençlere sahip çıkmak lazım.”


GİZLİ ÇALIŞIYORLAR
Bilişim Güvenliği ve Bilişim Suçlarına Karşı Mücadele Derneği Genel Sekreteri Onur Yılmaz ve güvenlik nedeni ile ‘Oruç Reis’ nickini kullanan grup yöneticisi ile ülkemizdeki hack grupları ve bilgisayar güvenliğini konuştuk.


Milli siber savaşçıları
Hacker gruplarımızdan Cyber-Warrior, Türkiye aleyhtarı yayın yapan, satanist, porno sitelerine karşı saldırılar düzenliyor. Maksatlarının millî onuru zedeleyici internet üzerindeki faaliyetleri engellemek olduğunu belirten grup üyeleri, kendilerini şu şekilde tanımlıyor: “Sanal alemde inanç ve ahlâki değerlerimize saldıran, Türkiye aleyhtarı yayınlar yapan sitelere, toplum ve kamu vicdanını olumsuz etkileyen durumlara karşı saldırılar yapan Türkiye’nin Siber Sivil Savunma Gücüyüz.”

Ergenekon da kurmuş
Ergenekon iddianamesinde, örgütün 200 kişilik hacker grubu kurduğu belirtiliyor. İddianamede yer alan bir belgede ‘Proje Bölümü’ başlığı altında; “Bu grup Özel Büro’nun ileriki süreçteki faaliyetlerini planlıyor. Geleceğe ilişkin bütün projeler ve hareketler bu grup tarafından belirleniyor. Hack Grubu’nda şu anda 200 civarında hacker mevcut. Tüm yerli ve yabancı mail gruplarını izlemeye aldık. İstihbarat bilgilerini açık kaynaklardan ve üyelerimizden sağlıyoruz” deniliyor.




MEVZU-Û BAHİS VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR
Türkiye aleyhtarı yayın yapan internet sitelerini ‘hack’layan millî hackerlarımız, imzalarını böyle atıyorlar…

YARIN
‘Hack grupları engellenmeli’


Kaynak

Tem
28

Mirac Gecesi

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 Oy, Ortalama: 5 / 5)
Loading ... Loading ...

Selamun Aleykum.

Peygamber Efendimizin (S.A.v)  Kur’an ve zatından (ahlâkından) sonraki en büyük mucizesine yaklaşmış bulunmaktayız ve o nedenle bu mubarek gün hakkında naçizane sizleri sıhhatli bir kaynaktan bilgilendirme geregi hissettik.. İnşAllah bu hususta faideli olabiliriz , ve yine inşAllah bizden razı olursunuz..

Miraç ne demektir?

Recep ayının 27. gecesi miraç gecesidir.

Miraç mucizesi, Peygamberimizin Kur’an ve zatından (ahlâkından) sonraki en büyük mucizesidir.

Peygamber Efendimiz’in (asm) dünya ehline gösterdiği en büyük mucizesi ayı ikiye yarması olduğu gibi semavat (gökyüzü) ehline gösterdiği en büyük mucizesi de miraçtır.

Miraç yükseğe çıkmak manasında olan “uruç” kökünden türemiş bir isimdir ve merdiven demektir. Bu itibarla Miraç, Resul-ü Ekrem Efendimizin (asm) yeryüzünden ulvi makamlara yükselme vasıtası demek oluyor. Miracı anlatan hadis-i şeriflerde Peygamber efendimizin “u’rice bi” (yükseğe çıkarıldım) tabiri sebebiyle bu mucize “Miraç” adıyla anılmıştır.

Üç ayların ilk kandili olan Regaib gecesi, Peygamber Efendimizin hayatının başlangıcınının ünvanı kabul edilir.  İkinci kandili olan Miraç gecesi ise, Peygamber Efendimizin hayatındaki manevi yükselişin zirvesi ve en yüksek mertebe olan velayet-i Kübra-yı Ahmediyenin bir ünvanıdır.

Kaynak: www.sorusorcevapbul.com

//////

Miraç gecesinin fazileti nedir?


Miraç gecesi Recep ayının yirmi yedinci günü olup faziletli dokuz günden birisidir.

Bu günün büyük bir şerefi vardır. Ebu Hüreyre Hz. Peygamber’in (sav) şöyle